SAHİH-İ MÜSLİM

     Konular Numaralar  

 

 

1021 nolu Hadis’in İzahı:

 

Bu hadîsi Buhari «Zekât», «Libâs» ve «Cihâd» bahislerinde; ve Nesâi dahi «Zekât» bahsinde muhtelif râvîlerden tahrîc etmişlerdir.

 

Kaadı İyâz'ın beyânına göre hadîsin birinci rivayetinde râvilerin vehimlerinden neş'et eden bir çok tashîf, tahrif, takdim ve te'hîrler vardır. Hadîsin doğru şekli, sonraki rivayetlerinden anlaşılmaktadır. Meselâ birinci rivayette «Münfık ile mütesaddık...» denilmiştir; bu hatâdır. Doğrusu: «Mütasaddık ile bahîl...»'dir.

 

Yine bu rivayette «Bir adamın misâli gibidir.» denilmiştir. Doğrusu «iki adamın misâli»'dir.

 

Ayni rivayette «İki zırh yahut iki cübbe.» denilmiştir. Doğrusu seksiz olarak «İki zırh...»dır. Nitekim sonraki rivayetler bu şekildedir.

 

Cünne: Zırh demektir. Bu mânâ nefs-i hadîste halkalarından bahsedilmek suretiyle beyân buyurulmuştur.

 

Hadîsin bütün nüshalarında «Merrat» kelimesi zikredilmektedir. Ulemâ bunun da hatâ olduğunu söylemişlerdir. Doğrusu «müddetedir ve «sebeğat» gibi o da kapladı mânâsına gelir. Nitekim ikinci rivayette bunun yerine «inbisât» kelimesi kullanılmıştır. Maamâfih «merrat» kelimesi dahi ayni mânâya kullanılabilir. Bu kelimeyi Buhârî  «Mâdet» şeklinde rivayet etmiştir.

 

«Mâdet»: Meyletti, demektir.

 

Mezkûr kelimenin bâzı rivayetlerde «Mâret» yâni: «aktı», yayıldı» şeklinde zaptedildiği görülmüştür.

 

Yine ilk rivayetteki «Cübbesi büzülür ve her halkası yerini alır. O derecede ki: Parmak uçlarını kaplar ve izini örter.» ifâdesi hakkında Kaadı lyâz şunları söylemiştir: «Bu sözde çok bozukluk vardır. Zira parmak uçlarını kaplar ve izini örter.) sözü cimri hakkında değil, cömert için vârid olmuştur. Bu söz cimrinin zıddını tavsif etmektedir. Cimrinin vasfı (Her halka yerine sıkışır.) ve (Zırhı genişletmeğe çalışır ama genişlemez.) sözleri ile ifâde buyurulmuştur. Râvî cimriyi, cömertin sıfatları ile vasfetmiş, bu suretle söz bozularak tenakuz vukübulmuştur. Bâzı rivayetlerde (Tücinnu) yerine (Tahhüzzü siyâbehû) (Elbisesini parçalıyor.) denilmiştir. Bu da bir vehimdir. Doğrusu: Cumhûr'un rivayet ettiği şekilde (Tücinnu)'dur. Tücinnu: Örtünür demektir. (Siyâbehû) kelimesi dahî vehimdir. Doğrusu (Benânehû)'dur. Cumhûr'un rivayeti budur. Nitekim ikinci rivayette bunun yerine (Enâmilehû) denilmiştir. Benân ile enâmil: Parmak uçları, demektir.»

 

Nevevî : «Râvi Amr'in bu şekildeki rivayetinin sahîh olması ihtimâli vardır. Bu takdirde hadisde mahzûf vardır. Ve şöyle takdir edilir: Sadaka veren cömert ile cimrinin misâli: Üzerlerinde cübbe veya zırh bulunan iki adamın misâli gibidir. Cümleden cimrinin hazfedilmesi, tezat suretiyle cömertte bu mânâ anlaşıldığı içindir. Nitekim Allah Teâlâ Hazretlerinim. Sizi sıcaktan koruyacak gömlekler giyersiniz  âyet-i kerimesi de bu kabildendir. Yâni sizi sıcak ve soğuktan koruyan gömlekler manasınadır. Sıcak kelimesinden tezat tarikiyle soğuk da anlaşılacağı için âyetten soğuk kelimesi hazf edilmiştir. (Mütesaddık) kelimesi bâzı esâs nüshalarda (Mussaddık) şeklinde zapt edilmiştir. Bunların ikisi de doğrudur. (Racül) kelimesine gelince; Bütün esâs nüshalarda burada olduğu gibi müfred sîgası ile rivayet edilmişse de. bunun bâzı râvîler tarafından değiştirildiği anlaşılıyor. Doğrusu (Racûleyin)'dir.» diyor.

 

Zırhın sahibinin izini örtmesi bir temsildir. Bununla sadakanın malı arttıracağı, cimriliğin ise azaltılacağı anlatılmak istenilmiştir.

 

Bâzıları bu cümlenin, cömertlikle bahilliğin çokluğunu temsil ettiğini söylerler. Zîrâ cömert olan bir kimse sadaka verirken eli açılır ve yayılır. O, buna alışır. Bahîl ise elini yumar; bu da onun için bir âdet olur.

 

Ulemâdan bâzıları «izini örter.» cümlesini -günahlarını yok eder.» mânâsına almışlardır.

 

Cimrinin giydiği zırhın halkalarının büzülmesini ve her halkanın yerini almasını dahî kıyamet gününde bu zırhla dağlanaoaktır şeklinde tefsir etmişlerdir.

 

Fakat Nevevi bu tefsiri beğenmemiş, hadîsin bir temsilden ibaret olduğunu, kıyamette vukûbulacak şeyleri haber vermediğini söylemiştir.

 

Bâzılarına göre cömertle cimri hakkındaki bu temsilin hikmeti Teâlâ Hazretlerinin cömerti verdiği sadaka sebebiyle hem dünyâda hem âhirette affedeceğini, verdiği sadakaların bir zırh gibi kusurlarını örteceğini cimrinin ise dar bir cübbe giyerek avret mahalli açıkta kalmış gibi dünyâda da âhirette de kusurlarının açıkta kalacağını beyândır.

 

Bu hususta daha başka mütâlâa yürütenler de olmuştur,

 

Birinci rivayette Hz. Ebû Hureyre'nin : «Cübbeyi genişletmeye çalışır ama genişlemez.» sözü yeknazârda müdrec gibi görünürse de, hakikatta müdrec değil, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hadisindendir. Nitekim ikinci rivayette:

 

«Onun cübbeyi genişletmeye nasıl çalıştığını fakat cübbenin genişlemediğini bir görseydin, şaşar kalırdın.» demesi bunu gösterir.

 

Şaşar kalırdın...» cümlesi, şartın cevâbıdır. Ve anlaşılacağı için hafzedilmiştir. Bu cümleyi temenni mânâsına anlamak da mümkündür. Bu takdirde mânâ şöyle olur: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in zırhı nasıl genişletmeye çalıştığını ve zırhın genişlemediğini bir görmeliydin.»